21 Haziran 2016 Salı

Bulgur hakkında bilmeniz gereken 10 önemli şey!




Bulgur hakkında bilmeniz gereken 10 önemli şey!

Anadolu’nun vazgeçilmezi Bulgur, barındırdığı vitamin ve mineraller açısından önemli bir besin kaynağımızdır. Sofralarımızın baş tacıdır. Duru Bulgur,  geleneksel gıdamız, bulgurla ilgili bilinmesi gereken 10 önemli bilgiyi sıraladı. 

Afiyetle yediğimiz bu değerli besin kaynağını Siz ne kadar tanıyorsunuz?

İşte 10 madde bulgur hakkında bilmeniz gerekenler;

1-Bulgur doğaldır. Durum buğdayından üretilir. Hiçbir katkı maddesi içermez, üretiminde sadece buğday ve su kullanır. 


2-Bulgur yıkanmaz! Üretim aşamasında yıkanıp kaynatıldığı için ambalajlı bulgurun pişirilmeden önce yıkanmasına gerek yoktur. Ayrıca pirinç gibi suda bekletilmez. 


3-Bulgur sanılanın aslına çok kolay hazırlanabilen bir besindir. Makarna gibi 20 dakikada hazırlanabilir. Çorbadan, mamaya, tatlıya, salataya her yemekte kullanılabilir. Yemek çeşitliliği oldukça fazladır. 


4-Bulgur glisemik indeksi düşük bir besin olduğu için, şeker hastaları tarafından da rahatça tüketilebilir. 



5-Bulgur, B vitaminleri zenginidir. Folik asit bulgurda çokça bulunur. Özellikle hamilelerin, bebeğin zihinsel gelişimi için folik asit kaynağı bulguru bolca tüketmeleri gerekir. 


6- Taş değirmende yapılan bulgur, buğdayın doğasına uygun olarak öğütüldüğü için daha sağlıklı ve doğaldır. Duru Bulgur, taş değirmelerde kullandığı doğal taşları da doğadan alır ve değirmen taşı olarak işler, asla dökme değirmen taşı kullanmaz. Öğütülen buğdayın doğal olması, öğüten taşın da tamamen doğal olması ile ortaya çıkan bulgur da tamamen doğaldır. 


 7-Bulgur fazla lif ihtiva ettiğinden dolayı diyetlerin vazgeçilmezidir. Araştırmalar bulgurun acıkmayı 1,5 saat geciktirdiğini ortaya koymuştur. Bulgur kolesterol içermez. 



8-Bulgur, yüksek posa içeriğiyle doygunluk verir, sindirimi kolaylaştırır, kan şekerini yavaş yükseltir ve hızla düşmesini engeller; enerji verir.



9-Bulgur, kaynatma ve kurutma işlemlerinden dolayı küf oluşumuna karşı dayanıklıdır ve raf ömrü diğer ürünlerden daha uzundur. Koruyucu bir madde içermez. 


10- Buğday kavuzlu bir yapıda olduğu için tarım ilacıyla temas etmez, tamamen doğaldır.  Buğdaydan üretilen bulgur da doğal, besin değeri olarak da tam buğdaya yakın olduğu için oldukça sağlıklı bir gıdadır.





15 Haziran 2016 Çarşamba

Yoğurtlu Pirpirim Yatağında Bayat Ekmek Köftesi



Yoğurtlu Pirpirim Yatağında Bayat Ekmek Köftesi


Ramazanda genelde fazla ekmek aliniyor ve bayatliyor. Biliyorsunuz ben yillardir bu konuda calisiyorum ve cesitli tarifler uretiyorum. Bu da onlardan biri.. Dilerseniz salata olarak dilersenizde hafif birseyler yemek istiyorsaniz da ana yemek olarak bile tuketebilirsiniz..






Malzemeler;
  • 1/2 bayat ekmek
  • 1 Çay bardağı köftelik bulgur
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı kuru kekik
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • Sıvıyağ
  • 1 bağ semizotu
  • 2 su bardağı yoğurt

Yapılışı ;

Bayat ekmekleri derin bir kabın içine alın ve üzerini geçene kadar su doldurun. Ekmekler  yumuşayana kadar suda bekletin. Yumuşayan ekmeklerinizin suyunu süzün ve iyice sıkın. Ekmeklere bulguru ilave edin ve yoğurun.  Bulgurların şişmesi için yarım saat kadar ağzını kapatarak dinlenmeye bırakın. İyice şişen bulgura  biber salçası, kekik, pulbiber ve tuzu ilave ederek iyice yoğurun. Köfte hamurunuz iyice özleşleştiğinde minik top köfte şekli verin. Tavaya çok az sıvıyağ ilave ederek köftelerinizi çevirerek  kızartın. Tavaya 1 yemek kaşığı tereyağı biraz kekik ve pulbiber ilave edin. Köftelerinizi bu baharatlı yağda çevirin.
Ayıklayıp yıkadığınız semizotlarına iyice çırptığınız yogurdu ilave edip servis tabağına alın. Üzerine tereyağında lezzetlendirdiğiniz minik köftelerinizi ilave ederek servis yapın.

Püf Noktası
Köftelerinizin dağılacağını düşünüyorsanız köfte hamurunuza 1 yemek kaşığı un ilave edebilirsiniz.

Afiyet Olsun



8 Haziran 2016 Çarşamba

Fransiz Mutfagi



Fransız Mutfağı



Söz konusu olan ‘yemek pişirme sanatı’ ise, dünya mutfakları arasında ilk sırayı alan mutfak, her zaman ‘Fransız Mutfağı’ olmuştur. Bu köklü mutfağın tarihi Ortaçağ'a kadar uzanır.

Özellikle Marie-Antoine Careme (1784-1833) gibi aşçıların ‘yüksek aşçılık sanatı’ tarzını geliştirmeleri, Fransız Mutfağının dünya literatüründe ayrıcalıklı bir yer edinmesini sağlamıştır.


İddialı Lezzetler: Fransız Mutfağı


Fransa mutfağında 1651, oldukça önemli bir tarihtir; zira "yüksek Fransız mutfağı" tanımı, bir yemek tarifleri kitabı ile bu tarihte başlıyor. Şef François Pierre, 1651 tarihinde "La Varenne" takma adıyla "Fransız Şef" (Le Cuisinier Français) isimli kitabını yayımlıyor. Hiç de sıradan olmayan bu kitap, 17. Yüzyıl'ın ikinci yarısında izleri günümüze dek süren mutfak devrimini başlatıyor. Denilebilir ki bu tarihten itibaren yemek pişirmek ve yemek yemek, karın doyurma ihtiyacından çıkıp amacı keyif almak olan sofistike bir düzeye doğru yelken açıyor. Şefin kitabının en önemli özelliği, eski mutfak geleneğini terk edip tamamen yeni bir mutfağı tanımlıyor olması. Le Cuisinier Français’den sonra yayımlanan eserler de -La Patissier Français (Fransız Tatlı/Pasta Şefi) ya da yazarı L.S.R. olarak bilinen ‘Rafine Ev Sahipliğinin Kitabı gibi- aynı vizyonu benimsiyor.


Şık, Nefis, Rafine ve Lüks


Günümüzde modern yemek akımlarını benimseyen aşçıların rehberi olmaya devam eden Fransız mutfağının şık ve nefis olması, asla bir tesadüfle açıklanamaz. Fransa’da "rafine yaşam endüstrisi", Kral XIV. Louis ve Ekonomi Bakanı Colbert’in katkılarıyla 1660-1715 senelerinde bir devlet politikası olarak gelişiyor. Bu da bu köklü mutfağı, rafine-lüks bir yaşamın doğal bir parçası haline getiriyor.



İştah açıcı bir aperitif ile başlayan Fransız yemeği, arkasından alınan bir çorba ya da salata; ardından da et veya balık ile yapılmış özel soslu bir ana yemekle devam ediyor. Mutfağın ana unsurları arasında tatlı, şarap, peynir ve tereyağı, ilk sıralarda geliyor. Günümüzde türleri bini aşan Fransız peynirleri arasında "brie", "camembert" ve "roquefort" gibi türler, dünya pazarında da yoğun ilgiyle karşılanıyor. Fransa’nın çeşitli bölgelerine göre yemeklerde kullanılan ana ürünler, jambon ve av etleri gibi farklılıklar gösteriyor. Deniz kıyılarında midye, karides ve ıstakoz gibi kabuklu deniz ürünlerinin yanı sıra ringa, levrek ve dil balığı gibi türler de tercih ediliyor. Şarap ise Alsace, Bordeaux, Burgonya, Champagne, Korsika, Savoy, Loire, Provence gibi belli başlı bölgelerde üretiliyor.


Zengin Fransız Kahvaltıları



Fransız mutfağı denildiğinde ilk aklan gelen meşhur kruvasanlar, bu özel mutfağın kahvaltılarının da başlıca ürünlerinden birisini oluşturuyor. Ay şeklinde hazırlanan, bol tereyağlı ve tatlı bir çörek olan kruvasan, arasına peynir konularak yenildiği gibi nefis bir kahve eşliğinde sade olarak da tüketilebiliyor. Yumurta, şeker ve muhallebiden yapılan klasik Fransız tatlısı krem karamel; dana bonfilenin ortasından kesilerek hazırlanan "chateaubriand"; geleneksel bir Fransız yemeği olan ve Burgundy şarabında dinlendirilmiş sığır eti, havuç, mantar, sarımsak ve beyaz soğan eşliğinde pişirilen "boeuf bourguignon"; ızgara peynir ve jambon ile hazırlanan küçük bir sandviç türü olan "croque-monsieur"; yumurta beyazı, badem unu, toz şeker ve pudra şekeri ile hazırlanan geleneksel Fransız kurabiyesi makaron, Fransız Mutfağı’nın lezzetlerinden sadece birkaçı oluyor.


Knorr'un sizler için hazırladığı yüzlerce kolay ve nefis yemek tarifleri ve gastronomi dünyasına dair keyifli yazılar için mutlaka adresine bir göz atmalısınız.



4 Haziran 2016 Cumartesi

Cikolata Soslu Tart Kek



Cikolata Soslu Tart Kek

Arada bir yagmur yağsada hava gayet güzel.. Ramazan gelmeden balkonda bir beş çayı keyfi yapalım dedik.. Cikolata soslu tart kekimz çayımiza eşlik ediyor.. 






Malzemeler

  •        2 yumurta 
  •        2 Türk kahvesi fincani şeker
  •       2 Türk kahvesi fincani süt 
  •        1Türk kahvesi fincani sıviyağ
  •        2 tepeleme dolu yemek kaşığı kakao
  •         1 paket kabartma tozu
  •         1 paket vanillin
  •         2,5 Turk kahvesi fincani un
  •         Üzerini suslemek icin granul çikolata ve hindistan cevizi


Çikolata Sos icin

  •         2 su bardağı süt 
  •          1 küçük paket kakao
  •          1 çorba kaşığı un
  •         1 corba kasığı nışasta
  •          1 tatlı kaşığı tereyagi
  •         6 çorba kaşığı krema
  •          4 çorba kaşığı şeker



Yumurta ve sekeri kabarana kadar iyice çirpıyoruz. Karışıma süt ve yağı ilave ediyoruz.. Tüm kuru malzemeleri bir kapta karıştırıp eliyoruz ve sonrasinda kek karışımımıza ekliyoruz..

☆☆☆ Bu sekilde karıştırıp eklediğinizde daha homojen karısmiş ve güzel kabaran kekiniz olur.. ☆☆☆

Tart kalibimızı yağlayıp karışımı içine dökuyoruz.. 175 dereceye ısıttıgınız fırında 18-20 dk pisiriyoruz. İyice soğuduktan sonra kaliptan çikarın..

Kekiniz piserken krema ve tereyağı haric tum malzemeleri tencereye alın ve ocakta pisirin. Atesten aldıktan sonra krema ve tereyağını ekleyip mikserle iyice çırpın.. Kekinizi servis tabağına ters çevirerek alın. Uzerine sosu dökün.. Dilediğiniz gibi süsleyip servis edin.. 


Afiyet Olsun